startup

Startup Nasıl Kurulur? 2. Bölüm

Startup nasıl kurulur 1. bölümde girişimcilik olarak girişim kurmayı anlatırken şimdi girişimcilik fikirleri ni hayata geçireceğiz.

Bu yazı serisini paylaştığımda anında haberdar olmak için Instagram.com/girisimzel yada Twitter.com/girisimzelcom veya T.me/girisimzel adreslerini takip edebilir bunların dışında site bildirimlerini açabilirsiniz.

Şimdi devam edelim.

Niye bir girişime başlıyorsunuz? Çoğu insanda girişimlere sadece girişim kurmak için girişim kurma olarak yaklaşıyorlar. Girişimcilik fikirleri diye yola çıkıp fikir bul yap. Girişimcisin. Yani girişim kurmak için girişim kuranlardan bahsediyorum.

Tabii bu kadarda sınırlı değil. Neden girişim kuruyorsunuz kısmı içerisinde 4 ortak nokta vardır.

Göze hoş gelir.
Hani patron siz oluyorsunuz ve el alem size selam veriyor. Birden göğsünüz kabarıyor falan.

İlginçtir ki basın girişimciliği romantik bir biçimde lanse ediyor. Yani girişimcilik dediğimiz şey romantizm içeren bir unsura dönmüş durumda.

Bunun en önemli sebebi filmler diyebiliriz. Sosyal Ağ yada Para Avcısı gibi filmlerden etkilenen insanlar şu tarz düşüncelere kapılıyor.

“Her gün şarap içip partileyeceğiz. Kızlarla havuz partisi, erkeklerle golf ve her gün yatış.”

Gerçek şu ki zıplayın. Zıplayın ve kendinizi silkin bunların etkisine kapılmayın. Masa başı iş gibi görülen ve ülkemizde “girişimciyim” denildiğinde bu “pehh” gibi bir tavırla karşılaşılıyor.

Aslında olan ve olacak olan şeyler şunlar.

  1. Saatlerce e-postalara bakacaksınız.
  2. E-postalara cevaplar yazacaksınız.
  3. Sosyal medyaları yöneteceksiniz.
  4. Ürünü geliştireceksiniz.
  5. Ürünün hatalarını gidereceksiniz.
  6. Müşteri desteği yapacaksınız.
  7. Kullanıcılar arttıkça daha karmaşık mühendislik sorunlarıyla karşılacaksınız ve bunları en kısa sürede çözmek için hunharca çalışacaksınız.

Geçen bölümde anlattığım gibi bunların hepsini sizin yapmanız gerekmekte. Şimdi gözlere biraz daha dram filmi gibi gelmeye başladı mı? 🙂

Bunların üstüne bir de stres var. Allah aşkına hiç callcenterla konuştunuz mu? Hep telefonu sinirli açıyoruz. Çoğunlukla Türkiye‘de böyle. Bu deli insanlarla uğraşmanız için mangal yürekli olmanız lazım. Çünkü birini incitir isen o gider başkasına söyler. Yine geçen bölümden hatırlayın, insanlar kendileri arasında konuşur. Bu yüzden tamamen sakin olmalısınız onca hengamenin arasında.

Stres + Depresyon

Türkiye’de hangi CEO hatırlamıyorum (yorumlara yazarsınız) ama bir kişi girişimini yürütürken fazla stresten depresyona girip intihar etmişti. Deli gibi zor bir meslek bu. Sırf para için girersen hiç ummadığın sıkıntıların altından geçemeyebilirsin.

Bu yüzden severek yapmalısın. Bu yüzden tutkuyla bağlandığın bir şey olmalı. Aylarca tuvalet, banyo ve yemek dışında sürekli masa başında oturmak zorunda kalabilirsin. Gerçi bu girişimden girişime değişir ama böyle.

Albert Einstein İzafiyet Teorisi

Bu durumu en iyi izah edebilen kişi Einstein’dir. “Güzel bir kız ile 1 saat vakit geçirirsen sana 5 dakika gibi gelir ama matematik dersinde 1 saat geçirsen sana 5 saat gibi gelir

Bu zamanın hızlı geçmesine “flow” yani “akış” denilmektedir. Ben bile bu yazıyı yazarken sabahladım. Ve bana 15 dakika gibi geldi. Yani ben akışta kalmışım. Haberim bile yok. Uyku tutmadı bende oturdum yazmaya başladım. 😀

En sonra romantizmden bahsediyorduk. Girişimcilik kelimesini duyunca hayal gibi gelenlerin aksine stres + depresyon en kötü senaryoda ölüm gibi konular olunca gayet gerçekçi bir şey.

Peki Neden Stres?

2 nedeni var.

1. Çok sorumluluğunuz var.

Her türlü kariyerde insanın başarısız olma korkusu var. Sanki psikolojide baskın olan kısım bu. Ama girişimci olunca hem kendi başarısızlığınızdan hem de sizi takip eden bütün insanların başarısızlığından korkuyorsunuz ve bu gerçekten stresli. Bazen insanlar geçinmek için size bağlılar. Bunun doğru olmadığı zaman bile, hayatlarının en iyi yıllarını, sizi takip etmeye adıyorlar. Onun için onların zamanlarının fırsat maliyeti için de sorumlusunuz. Bu büyük bir şey. Her zaman görevdesiniz. Bazen gecenin 3’ünde bir şey olsa da her girişim için değil ama bazıları için böyle Önemli bir şey olursa, bununla uğraşacaksınız. Bu hikayenin sonu. Tatilde olmanız önemli değil. Hafta sonu olması önemli değil. Her zaman en iyi durumunuzda olmanız ve zihinsel olarak da, bunlara hazırlıklı olmanız gerekiyor.

2. Bunun da özel bir kısmı, sermaye toplarken ki stres.

Sosyal Ağ filminde bir yandan çalışıp diğer yandan şampanyalar patlıyor. Görenler heyecanlanıyor. Ama biraz dikkat ederseniz Mark ortalıkta yok. Çünkü kendisi aslında normal bir insanın kaldıramayacağı bir şey yapıyor. İşine odaklanmış bir şekilde saatlerce dur durak bilmeden çalışmak.

Spoiler olmasın diye filmi çok yüzeysel anlatıyorum. Filmi izlemek isterseniz >>buradan<< izleyebilirsiniz. Mark bir sahnede kafası eğik ve yoğunlaşmış bir şekilde çalışmakta. Ve birden başka sahne geçiyor herkes eğleniyor. Aradaki geçen sürede herkes eğlenmiyor. Herkes hunharca kod yazıyor yani çalışıyor.

Stresin diğer türü ise istenilmeyen basın ilgisi. Göz alıcılığının bir noktası da basından olumlu ilgi görüyorsunuz. Tabii ki, böyle Time‘ın kapağında olmak, yılın insanı gibi, güzel bir şey. Tabii evlilik fotoğrafınızla People dergisinin kapağında olmak daha az iyi bir şey. Kim olduğunuza bağlı. Bazıları çok sever. Bazıları nefret eder. Valleywag, sizi analiz eder ve paramparça eder, bunu istemezsiniz. Kimse istemez. Ve insanların hiç konuştuğunu duymadığım işe bağlılığınız bir girişimin çalışanı olarak. işler stresli oluyor ve mutsuzsunuz, işi bırakabilirsiniz. Kurucuda bırakabilir ama hiç iyi değil. Kariyerinizin devamı için kara bir leke. Biliyorsunuz, muhtemelen bir 10 sene işler iyi giderse, daha fazla, işe kendinizi adıyorsunuz. 5 sene işler iyi değilse. 3 sene neyin iyi gidip gitmediğini anlamak için ve şirketinizin için iyi bir iniş bulursanız, sizi satın alan firmada iki sene daha Bundan önce bırakırsanız, sadece sizi finansal olarak zarara uğratmayacak, bütün çalışanlarınıza zarar verecek. Şanslıysanız ve kötü bir girişim fikriniz varsa, hızlıca başarısız olursunuz, ama çoğu zaman böyle değil.

Bir CEO’nun ilk görevi kendi psikolojisini yönetmektir.

– Ben Horowitz

Patron olmanın bir başka özelliği esneklik. Kendi programınızı kontrol edebiliyorsunuz. Çok çekici bir fikir. Ama gerçek şu ki sürekli göreve çağrılabilirsiniz. Belki bütün hafta çalışmayabilirsiniz ama hangi gün olduğunu seçemiyorsunuz.

Siz Bir Rol Modelisiniz

Bu çok önemli. Bir şirketin çalışanıysanız, bazen iyi bazen kötü haftalarınız olabilir bazen enerjiniz düşmüş oluyor bir kaç gün izin alayım filan, tabi bir girişimciyseniz bu oldukça kötü çünkü takımınız hemen bunu algılayacaktır. Ayağınızı gazdan çekerseniz, onlar da çekecekler. Zaten sürekli çalışıyorsunuz. Gerçekten de bir fikir için tutkunuz varsa, zaten sürekli olarak sizi çalışmak için çekecek. İyi yatırımcılarla çalışıyorsanız, iyi ortaklarla çalışıyorsunuz, onlarda epeyce çalışacaklar, ve sizin de epeyce çalışmanızı isteyecekler ve siz de epeyce çalışmak isteyeceksiniz Bazı şirketler de şöyle hikaye var: paranız gelir, onu yersiniz haftada 4 gün çalışır belki Tim Ferris gibiyseniz, haftada 12 saat çalışabilirsiniz. Çok çekici bir fikir belli şartlarda çalışıyor. Ufak bir iş istiyorsanız veya dikey bir pazarın peşinden gidiyorsanız. O zaman ufak iş girişimcisiniz. Gayet mantıklı. Ama 2 veya 3 kişiden fazla olduğunuz an, öne çıkmalısınız tam zamanlı kendinizi adamalısınız.

İnsanlar zengin olmak için girişim kuruyorlar. Şimdi bu diyeceklerime kulak verin. Ufak bir şirkette çalışmayı veya kendi şirketimi kurmayı isterim. O zaman daha büyük pay alıyor. Şirkete daha fazla katkım olacak. Daha fazla hissem olacak. Daha fazla para kazanacağım. Bunun ne zaman doğru olduğunu inceleyelim.

Şirket Kurarak Mı Zengin Olunur Yoksa Bir Şirkette Çalışarak Mı?

Bu tabloları anlatacağım, biraz karışıklar önce soldaki yoğunlaşalım anlatmak için bu. Dropbox ve Facebook. Bunların şu anki değerlemesi. Bu da bu şirketlere 100. çalışan olarak gelirseniz ne kadar para kazanabileceğiniz. Özellikle tecrübeli, iyi bir mühendis gibi veya 5 sene sektör tecrübeniz varsa çok büyük ihtimal 10 baz puan (%0,1) bir teklif alırsınız. Mesela Dropbox’a iki sene önce katıldıysanız, karınız zaten sizin olacak. 10 milyon dolar gibi bir şey ve tabii ki daha da fazla büyüyebilir. Facebook’a da ikinci senesinde filan katılsaydınız bu hisse size 200 milyon dolar kazandırırdı. Bu çok büyük bir sayı. Ve eğer siz Facebook’a 1000. kişi olarak girseydiniz 2010 gibi katılsaydınız 20 milyon dolar yapmıştınız. Bu devasa bir sayı. Ve girişimciliğe nazaran karşılaştırmanız gereken sayı bu.

Sizce hangisi olmak daha mantıklı? Yorumlara yazın.

Şimdi sağ taraftaki tabloya bakıyoruz, bunlar iki tane başlatabileceğiniz hayali firma. Hayvan bakıcılığı için Uber, gayet iyi bir fikir. Çok çok iyiyseniz, bunu yaparsanız 100 milyon dolarlık bir şirket olabilir. Ve bundaki hisseniz de herhalde %10 gibi olur. Tabii ki bu değişir. Bazı kurucuların bundan çok daha fazlası var, bazılarının çok daha azı. Bir sürü hisse erimesinden sonra opsiyon tabloları ve havuzlarından sonra, muhtemelen buralarda olursunuz. Bundan daha fazlanız varsa, Sam’in çalışanlar ve kurucular arasındaki hisse dağıtımı makalesini okumalısınız. Muhtemelen daha fazla vermelisiniz. Onun için, sizin bu büyük işi, 100 milyon dolarlık işi yapmak için kendinize güveniniz tam ise, tabii ki bu büyük bir şey, 2010’daki. Facebook’tan veya 2014’teki Dropbox’tan daha fazla güvenmeniz lazım, daha oluşmamış bir girişim için. O zaman bu duymaya değer. 100 milyon dolarlık bir fikriniz varsa ve yapabileceğinize eminseniz, o zaman olabilir.

Siz kendinizi doğru girişimci görüyorsanız, Uzay Seyahati için Uber’i kurmak için, bu büyük bir fikir. 2 milyar dolarlık fikir. Çok iyi bir geri dönüşümünüz olacak. O zaman bunu yapmalısınız. Bu da muhtemelen sadece 4. senesindeki değeri. Ve bu daha gerçekçi. Mutlaka bunun peşinden gidin. Bunu yapmayı düşünüyorsanız, muhtemelen bu derste olmamanız lazım. Gidip bu firmayı yapmalısınız. Bu niye böyle, finansal ödüllendirme ve etki finansal kazanç etki ile epeyce alakalı. Buna inanmıyorsanız, bir kaç örneğe bakalım ve de hisse konusunu düşünmeyelim.

Niye zaten var olan bir firmaya katılmak daha fazla etki yapmanızı sağlayabilir?

Bu çarpanı arkanızı alıyorsunuz, zaten hali hazırda kocaman bir kullanıcı kitlesi var. Facebook ise, milyarlarca kullanıcı. Google ise, milyarlarca kullanıcı Hali hazırda altyapıları var üzerinde çalıştıkları. Bu yeni girişimler içinde doğru olmaya başladı. Mesela AWS. Mesela bağımsız hizmet sağlayıcılar Ama sizin için özel bir teknoloji veriliyor ve sırf sizin için geliştiriliyor. Başlamak için çok güzel bir yer çünkü takım ile çalışıyorsunuz ve fikrinizi gerçekleştirmek için yardım ediyorlar. Birkaç tane gerçek örnek: Bret Taylor Google’a geldiğinde 1500. çalışanıydı ve Google Maps’ı icat etti. Sizin her gün kullandığınız bir üründür herhalde. Ben buraya gelmek için kullandım. Ve dünyada milyonlara insan tarafından kullanılıyor. Bunu yapması için bir girişime ihtiyacı yoktu, ve iyi bir finansal ödül aldı.

Ama sadede gelirsek, büyük etkisi oldu. Justin Rosenstein, Dustin Moskovitz‘in eş kurucusu Google’a Brad’den hemen sonra katıldı hem de PM olarak. Yanda proje yaparken bir chat yaptı ve şimdi Gmail’e entegre edildi. Üst sağda görüyorsanız. Bunu yapmadan önce de, AJAX’ta chat mümkün değil derken, veya bir tarayıcıda bunu gösterdi takımına gösterdi ve yaptı. Bu da muhtemelen her gün kullandığınız bir ürün. Ve belki de daha da etkileyici, hemen sonra. JR işi bıraktı, ve Facebook’ta 250. çalışan oldu. Hackathon düzenledi Andrew Bosworth ve Leah Pearlman gibilerle ve beğen butonunu icat ettiler. Web’de çok görülen bir şey bu. Tamamen insanların kullanımını değiştiriyor. ve tabii ki bunu yapmak için bir girişim başlatmadı ve başlatsa muhtemelen batardı. Çünkü çalışması için Facebook’un erişimi lazımdı. Hangi şartlarda, girişim başlatacaksınız, ne için başlatacaksınız, nerede yapmak istediğiniz bilmek lazım Peki en iyi sebep ne? Sam bunun hakkında biraz konuşmuştu yapmamanız mümkün olmaz. Fikir için muazzam tutkulusunuz. Bunu yapacak doğru insan sizsiniz. Bunu yapmalısınız.

Güzel.. Muazzam.

Bu kelime oyunu gibi. İki tane önemli nokta var. Birincisi, bu konu hakkında çok tutkulusunuz yapmak zorundasınız. Her halükarda zaten yapacaksınız. Ve bu çok önemli. Bu tutku ile zor kısımlardan çıkacaksınız daha önce konuştuğumuz girişimcilikle ilgili zorluklar. Çok iyi işe almanız lazım. Adaylar tutkulu değilse bunun kokusunu alıyorlar. Dışarıda tutkusu olan birçok girişimci var. Onların biriyle çalışmaları daha iyi olur. Bunlarda aşağı yukarı bir girişimcinin risk ettikleri. Bilinçaltınız size tutkunuz olmadığı zaman söylüyorlar ve bu çok büyük bir sorun. Bunun başka bir meali dünyanın size bunu yapmanız için ihtiyacı var. Bu da fikrin önemli olduğunun doğrulaması oluyor. Dünyayı daha iyi bir yer yapacak onun için dünyanın ihtiyacı var. Bunlardan birisi değilse, dünyanın ihtiyacı yoksa dünyanın ihtiyacı olduğu bir şeyi yapın.

Zamanınız çok değerli dışarıda bir sürü iyi fikir var. Belki sizin fikriniz değil. Belki olağan bir firma. İyi olacak bir şey de çalışabilirsiniz. İkinci yöntem ise dünyanın size bunu yapmak için ihtiyacı var. Bir şekilde bu sorunu çözmek için uygun kişisiniz. Bu doğru değilse zamanınızı başka yerde daha iyi kullanabilirsiniz. En iyi durumda, bu doğru değilse bunun doğru olduğu takımı geçiyorsunuz. Böylece istenilen altında bir sonuç oluyor dünya için. Bu iyi hissettirmiyor.

Dustin Moskovitz’in ASANA‘daki tecrübesine bakarsan, Justin ve o çekingen girişimcilermiş. Asana’yı kurmadan önce Facebook’ta çalışıyorlarmış. Zaten çok önemli bir sorun üzerine çalışıyorlarmış. Bütün gün boyunca normal projelerimizde çalışıp akşamları bu şirket içi kullanılan görev yöneticisinde çalışıyorlarmış. Fikri o kadar çok sevmiştik ki çok değerliydi, onlar da başka bir şey yapamamışlar. Bir noktadan sonra zor sorular geldi “tamam, biz bir şirket başlatmassak ne manaya geliyor” demişler.

Dustin Moskovitz’in ağzından duysaydık muhtemelen şöyle olurdu.

Bunun Facebook’da yarattığı etkiyi görebiliyorduk. Bunun dünya için çok değerli bir şey olduğuna inanıyorduk. Başka birinin de yapmayacağından emindik. Sorun çok uzun zamandır etraftaydı ve sadece ufak ilerlemeler yapılmıştı. Onun için en iyisi için bunu yapmazsak, değeri ortaya çıkmayacaktı. ve Çalışmayı bırakamadık. Fikir böyle göğüslerimizden çıkıp, dünyaya çıkmak istiyordu. Bence bu şirket başlatmak istediğiniz zaman sahip olmanız gereken duygu. Bunun doğru fikir olduğunu o zaman biliyorsunuz.

Evet, bir sonraki bölümde takım ve icra konularına değineceğiz. O yazı yayınlandığında haberin olsun istersen adresleri tekrardan buraya bırakıyorum. Instagram / Twitter / Telegram yada bildirimleri açabilirsiniz.

Bizi Patreon.com/girisimzel üzerinden destekleyebilir ve özel içeriklerden yararlanabilirsiniz.

Yakında Patreon üzerinden daha derin yazılar paylaşacağım. Yerinizi ayırtmayı unutmayın.

Kaynak: Y Combinator

Ortalama: 5 oy

  • Bu Makale Hakkında Sen Neler Düşünüyorsun?

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    “Startup Nasıl Kurulur? 2. Bölüm” Yazısına 1 tane yorum var.

    %d blogcu bunu beğendi: