Startup Şirket Kurmak

Startup Nasıl Kurulur? 4. Bölüm

Startup nasıl kurulur serisinin 4. bölümünde hızlı prototipleme ile başlayıp icra konularını işleyeceğiz. Startup şirket kurmak konusunda yükseliyoruz.

1. Bölümde 4 ana başlığa değindik. 2. Bölümde şirket kurmak gibi konulardan bahsettik. Şimdi 3. takım ve kurucu ortaktan bahsettik. Şimdi 4. bölümdeyiz.

Hadi başlayalım.

Startup için icra yani ürünü ete kemiğe büründürme, en zevkli kısımlarından biri olmayabilir ama en önemli kısmıdır. En çok önem buradadır. Çünkü ürün olmaz ise girişim nasıl olabilir ki?

Bu icra kısmı yani fikri gerçek hayata getirme gerçekleştirme aşamasında başkasına yaptırmak konusunda evet bir nebze işinizi rahatlatır ama en sağlıklı yolu kendi başınıza yapmanızdır.

Kurucuların yaptıkları icra ile kültür birleşir aksi halde kültürsüz bir icra olur. Bunu da pek istemeyiz. İnsanların çok çalıştığı bir kültür istiyorsanız ve ayrıntılara dikkat etmelerini, müşterilere yoğunlaşmalarını, tutumlu olmalarını, bunları kendiniz yapmanız lazım. Başka yolu yok. Bir COO’yu işe alıp ona yaptıramazsınız hele bir de siz konferanslara giderken. Startup ın sizi bir icra manyağı bir makine gibi görmesi lazım. İlk derste söylediğim gibi. Muazzam fikirlere sahip olan insanların sayısı bunları icra etmek için çabalayan insanların 100 katı, özellikle iyi icra edenlerin. Fikirlerin tek başına bir değeri yok. Sadece iyi icra etmek değer katıyor veya değer yaratıyor.

Genel anlamda bu aşama yani icra aşaması kurucuları heyecanlandırmıyor. Şahsen benim bir startup fikrim var ve ete kemiğe büründürüyorum düzenli olarak. Kısa süre sonra paylaşırım. İlk haberi Instagram ve Twitter adresinden paylaşacağım.

Benim yeni girişimlerime destek olmak isterseniz patreon.com/ugur dan destek olabilirsiniz. Veya siz direkt Girişimzel’e destek olmak isterseniz patreon.com/girisimzel e destek olabilirsiniz. Buradaki destekler hosting/domain gibi şeylere gidiyor.

Düşününce bence bu en kritik CEO görevlerinden biri CEO dışında bunu kimse yapamaz. İcra ikiye bölünür, iki soruya:

  1. Ne yapmanız gerektiğinizi biliyor musunuz?
  2. Ve bunu yapabilir misiniz?

İşi yapmanın iki parçası hakkında konuşmak istiyorum. Sizin zaten bunu anladığınızı varsayıyorum. Onlarda odaklanma ve yoğunluk. Odaklanma çok önemli. Kuruculara sormak istediğim sorulardan biri de zamanlarını ve paralarını neye harcayacaklar. Bu kurucuların neye önem verdiklerini gösteren bir soru. Kurucu olmanın en zor kısımlarından biri de her gün yüzlerce şey sizin ilginiz için kapışıyor. Önemli 2 veya 3 şeyi seçip, onlar üzerine çalışacaksınız ve diğerlerini ya aldırmayacaksınız, ya başkasına vereceksiniz ya da sonra yapacaksınız. Kurucuların önemli olduğunu düşündüğü bir sürü şey bir sürü hukuk firması ile mülakat yapmak, konferanslara gitmek, danışman tutmak, bunlar çok önemli değil aslında. Zamanla değişse de en önemli şey acil durum tavsiyesi gibi bir şey o en önemli 2 veya 3 şeyi bulup ve sadece onları yapmak. Ve günde sadece 2 -3 şey olabilir çünkü diğer her şey üzerinize gelecek.

Günlük yangınlar eğer bu 2 -3 şeyi her gün önceliklendiremezseniz bir şeyleri yapmakta asla iyi olamayacaksınız. Bu kurucular için çok zor. Kurucular yeni bir şeyleri kurarak heyecanlanıyorlar. Maalesef, çok iyi icranın sırrı bol bol hayır demek. Biliyorsunuz, 100 konudan 97’sine hayır diyorsunuz ve bir çok kurucu bunu yapmak için zihinsel bir çaba göstermek zorundalar. Çoğu startup lar genelde yeteri kadar odaklanmıyorlar. Çok çalışıyorlar ama doğru konularda çok çalışmıyorlar ve başarısız oluyorsunuz. Bir girişim için hem en iyi hem de en kötü şeylerden biri de denemek için bir şey kazanmıyorsunuz. Sadece pazarın istediği bir şeyi yaptığınız zaman puan kazanıyorsunuz. Yanlış şeylerde çok çalışırsanız kimsenin umurunda olmayacak. Tabii şu soru var Her gün neye odaklanacağınızı nasıl seçiyorsunuz? Burada hedeflerin olması çok önemli. Bildiğim en iyi kurucuların sürekli olarak şirketleri ile alakalı olarak birkaç hedefi var ve şirketteki herkes bunları biliyor ve bir tanesi zamanında yazılımı çıkartmak olabilir büyüme hızını tutturabilmek belli etkileşim oranı olsun önemli roller için birilerini işe al, şu anlaşmayı bitir. Ama şirketteki herkes size önemli hedeflerin ne olduğunu söyleyebilir. Ve herkes o zaman, ona göre icra eder.

Kurucu gerçekten de odaklanmayı ayarlıyor. Kurucular neye önem veriyorlarsa ana hedeflerin ne olduğuna inanıyorlarsa bu bütün şirketin yoğunlaştığı şey olacak. En iyi kurucular bu hedefleri gerekenden daha fazla tekrar ederler. Onları duvarlara koyarlar. Birebirlerde bunları konuşurlar her hafta şirket toplantısında startup ı odaklandırırlar. Odaklanmayı mümkün kılan bir şey de. Farklı yerlerdeki ortak kurucular iyi iletişim kuramadıkları için odaklanırken zorlanıyorlar Şirkette sadece 4 veya 5 kişi olsa bile. Ufak bir iletişimsizlik bile herkesin farklı konularda çalışmasına sebep olur. Odaklanmayı kaybedersiniz ve şirket sallanır. Büyüme ve momentum için sürekli odaklanmalısınız. Girişimler büyüme ve momentum ile yaşıyorlar. Ve bunları sürdürmek için odaklanmalısınız. Her zaman kendi ölçülerinize kıyasla nasıl ilerlediğinizi bilmeniz lazım. Haftalık tekrar toplantıları yapıp bu ölçüler konuşulursa bir sorun olabileceğinden şüphe etmelisiniz.

Biz şu anda büyümeye yoğunlaşmadık, şu anda o kadar iyi büyümüyoruz, şu başka şeyi yapıyoruz, ne zaman yeni versiyon çıkaracağımıza dair bir zaman hedefimiz yok çünkü şu diğer şeyi yapıyoruz. Yeni markalaşma yapıyoruz neyse, hepsi bunların felaket.

Doğru ölçüleriniz olacak ve o ölçüleri büyütmeye ve momentum oluşturmaya çalışacaksınız. Şirketin başka konular tarafından rahatsız edilmesine veya heyacanlanmasına izin vermeyin. Ortak hatalardan biri de firma kendi halkla ilişkiler kampanyasından etkileniyor. Herhangi bir sonuca ulaşmadan PR almak çok kolay ve kendinizin iyi olduğunuzu hissediyorsunuz. Ama 1.yi içinde, hala bir şeyiniz yok ve o noktada artık iyi değilsiniz Sadece makaleler hakkında konuşuyor olacaksınız bir sene sonra Stanford öğrencileri şu yeni girişimi başlatmışlar yeni büyük şey olacak ve şu anda elinizde hiçbir şey yok, ve bu çok kötü ve sonra daha önce, söyledim aynı yerde olun. Bu olmazsa olmaz.

Uzaktan bir startup a ortak kurmak çok çok zor. İş yapma zamanını herkesin düşündüğünden daha fazla yavaşlatıyor. Odaklanmanın yanındaki icra için diğer nokta yoğunluk. Girişimler yoğun bir şekilde çalışıyorlar.

Girişimlerin sırrı:
“Aşırı odaklanma ve aşırı adanmadır.”

Girişiminizin içinde ailenizde olabilir ama başka hobiniz olmayacak. Girişimler çalışma-yaşam dengesi için en iyi seçim değiller. Ve bu maalesef acı gerçek. Girişimler hakkında bir sürü güzel şey var ama bu bunlardan biri değil. Gerçekten de zamanınızı öyle bir tüketiyorlar ki anlatması zor. Genelde rakibinizden daha da fazla çalışmayı istiyor olmanız lazım. Buradaki iyi haber bunu görmek zor olsa da bu büyük fark yaratıyor.

Vermek istediğim örneklerden biri de bir tüketiciler için kurulmuş bir web ürününün viral katsayısı. Yani olağan kullanıcılar kaç tane yeni kullanıcı getiriyor. Eğer ki bu 0.99 ise, şirket zamanla müşterileri kaybedecek ve ölecek. Eğer 1.01 ise şirket üstel olarak büyüyecek ve mutlu olacak. Bu iş az bir çabanın daha başarı ile başarısızlık arasındaki farkı oluşturduğunu gösteriyor. Biz de başarılı kurucularla konuşunca hepsinin böyle bir hikayesi var. Rakiplerinden biraz daha fazla çalışmak onları başarılı kıldı. Çok yoğun olmanız lazım ve bu sadece CEO’dan geliyor. Sadece kuruculardan geliyor. Girişimlerin en büyük avantajlarından biri de icra hızı ve kesintisiz icra ritmi Facebook’un meşhur bir söylemi var,

“Hızlı hareket et ve bir şeyleri kır”

Ama aynı zamanda. Kaliteye muazzam yoğunlaşmış durumdalar. Ve bunun için zor Hızlı hareket etmek veya kaliteye odaklanmak kolay. Ama olay ikisini beraber bir girişimde yapmak. Startup kültüründe herkesin çok kaliteli iş yapması ve şirketin gene de hızlı ilerlemesi lazım. Apple, Facebook ve Google bunların hepsini muazzam şekilde yaptı. Sadece ürün değil yaptıkları her şey böyle. Hızlı hareket ediyorlar, bir şeyleri kırıyorlar ve doğru yerlerde tutumlu oluyorlar. Ama her zaman kaliteye önem veriyorlar. Onların kötü kod yazmalarını istemiyorsanız onlara kötü bilgisayar almıyorsunuz. Bu kalite seviyesinin bütün startup larda olması lazım. Bununla alakalı olarak da kararlı olmanız lazım.

Kararsızlık Bir Firmayı Öldürür

Vasat kurucular konuşarak çok vakit geçirirler ama kararı vermezler. Şunu bunu yapabilirim gibi kulağa hoş gelen bir çok şeyi konuşurlar ama bir çok şeyi konuşurlar. İleri geri giderler ama icra etmezler. Yani burada eyleme yönelik tavrınızın olması lazım. En iyi kurucular böyle ufak gözüken şeylerde çalışırlar ama çok hızlı hareket ederler çok hızlı işlerini görürler. Ne zaman en iyi kurucularla konuşsanız yeni bir şeyleri yapmışlardır. Aslında, YC kurucuları arasında başarıyı tahmin edecek en iyi göstergelerden birisi. Eğer onlarla her konuştuğunuzda yeni bir şeyler yapmışlarsa o zaman bu bizim elimizdeki şirketin başarılı olacağına dair en iyi tahmin. Bunun bir parçası olarak da bazı şeyleri adım adım yapabilirsiniz. Her seferinde ufak parçaları yaparsanız Bir yıl sonra yapmış olduğunuza bakınca muazzam bir şey görürsünüz. Diğer tarafta, şöyle bir sene ortadan kaybolup böyle muazzam bir şey ile gelmeyi umuyorsanız bu genelde olmuyor. Onun için doğru boyuttaki projeler seçmelisiniz. Çılgın bir sentetik biyoloji firmasını kuruyorsanız çoğu insan, bir sene kaybolup sonra ortaya çıkarım diyor, adım adım yapamam diyor. Her zaman projeyi ufak projelere bölmenin bir yolu vardır. Hız çok önemli değil mi? En iyi kurucular genel de e-postalara en hızlı şekilde cevap verirler. Ve kararları en hızlı şekilde verirler. Genelde her konuda hızlıdırlar. Ve bir şeyi yapmak için ellerinden gelen her şeyi yaparlar. Her zaman da gözükürler. Toplantılara gelirler sizinle birebir buluşurlar.

Zamanımız nasıl? Ufak bir hikaye anlatayım. Bir anlaşmayı kaybetmek üzeri olduğumuzu öğrendik. Bu alandaki büyük müşterinin ilk anlaşması, oldukça kritik. Ve bizden yıllarca önce var olan bir şirkete gidecekti Ve bizi köşeye sıkıştırmışlardı. Biz onları aradık ve dedik ki “bizim daha iyi bir ürünümüz var. Bizimle buluşmalısınız. Onlar da dediler ki biz bu anlaşmayı yarın imzalıyoruz. Özür dileriz. Biz havalananına gittik. Uçağa bindik. Onların ofisine ertesi sabah 6’da geldik. Orada bekledik. Bizim gitmemizi söylediler. Biz oturmaya devam ettik. Nihayet genç çalışanlardan biri bizle buluşmaya karar verdi. Ondan sonra da bir tane kıdemli birisi. Ondan sonra kontratı çöpe attılar. Ve biz satışı bir hafta sonra yaptık.” Eminim ki eğer biz o uçağa binmesek ve ofislerinde şahsen bulunmasaydık bu olmayacaktı. Onun için ortaya çıkmanız lazım bunları yapmanız lazım. İstisnai durumlarda uçağı binin diyorlar ya gerçekten de doğru söylüyorlar. Kelimesine kelimesine demek istemiyorlar ama. Tabii ki iyi bir tavsiye. Tamam 6 dakikamız kaldı. Bu kısmı geçiyorum o zaman. Daha önce momentum ve büyümeden bahsettim. Tekrar, momentum ve büyüme girişimlerin kanıdır. Bu İyi icra etmenin üç sırrı. Bir şekilde startup ın hep kazanması lazım. Eğer ayağınızı gazdan çekerseniz işler yolundan çıkacak ve çıkmaya devam edecek.

Kazanan Bir Takım İyi Hisseder ve Kazanmaya Devam Eder

Belli bir süre kazanmayan takımın morali bozulur ve kaybetmeye devam eder. Onun için momentumu tutmak girişimi yönetmek için çok önemli. Eğer ki kuruculara girişimi yönetmek için tek bir şeyi söyleyebilsem bu olacaktır. Bir çok yazılım girişimi için bu büyüme manasına geliyor. Donanım girişimleri için yeni ürününüzde geç kalmayın manasına geliyor. YC’deki insanlara bunu söylüyorlar ve genel de dinliyorlar ve işler yolunda gidiyor. YC’den sonra başka şeyler dikkatlerini çeliyor ve büyüme yavaşlıyor ve ondan sonra da insanlar mutsuzlaşıyorlar ve işi bırakıyorlar ve sonra da her şey çöküyor. Büyüme motorunu anlamak zor çünkü çoğu şirket yeni şekillerde büyüyor. Şöyle bir şey var tabi iyi bir ürününüz varsa, şirket büyüyecek. Onun için en başta iyi bir ürüne sahip olmak ileride momentumu kaybetmemek için önemli. Momentumu kaybederseniz çoğu kurucu değişik yöntemlerde bunu geri getirmeye çalışıyor. Hedefler hakkında uzun konuşmalar ve insanları gaza getirecek konuşmalar yapıyorlar. Momentumun durduğu bir firmada çalışanlar bunları duymak istemiyor. Vizyon konuşmalarını şirket kazanırken yaparsınız. Kazanmıyorken momentumu ufak zaferlerle geri getirmek durumundasınız. Bir yönetim kurulu üyesi şöyle dermiş;

Satışlar bir startup ta her şeyi düzeltiyor ve gerçekten de doğru. Onun için bu ufak zaferleri nereden elde edeceğinizi bulun ve işi tamamlayın. Ondan sonra şirketin diğer sorunlarının nasıl ortadan kalktığına şaşıracaksınız. Momemtum kaybolduğu zaman herkesin ne yapılması gerektiği konusunda farklı konuşmaya başladığını göreceksiniz. Momentum kaybolunca kavgalar başlıyor. Bunu için çalışan model. Ne zaman takım içinde ne yapma konusunda anlaşmazlık varsa, kullanıcılarınıza sorun ve onların söylediklerini yapın. Sonra insanları hatırlatmanız gereken, işler iyi gitmiyor ama birbirimizden nefret etmiyoruz. Tekrar yola çıktık mı her şey düzelecek. Ve bunun böyle olduğunu söylerseniz işler daha iyiye gider. Mesela bir Facebook örneği kullanırsam Facebook’un 2008 yılında büyümesi yavaşlayınca Mark bir tane büyüme takımı kurdu. Facebook’u çok hızlı yapmak için bir sürü ufak şeylerde çalıştılar. Hepsi çok ufak gözüken bu şeyler Facebook’u tekrar hızlandırdı. Ve hızlıca içerideki en prestijli grup oldu Mark’ın dediğine göre Facebook’un en önemli icatlarından biriydi. Ve o vakit Facebook’ta çalışan arkadaşlarıma göre. Şirketi gerçekten de çevirmiş. Herkes böyle kötü hissediyormuş ve momentum durmuş, ve oradan kazanan bir ortama dönmüş.

Momentum’u sürdürmenin önemli bir yolu da en baştan bir operasyon ritmi oluşturmak. Ürünlerinizi yollarken ve yeni bir şey eklerken, bu ritimle yapmak. Startup ınızla ölçülerin üzerinden geçtiğiniz haftalık toplantılarda. Aslında bu sizin yönetim kurulunuzun yapabileceği en iyi şeylerden biri. Kurullar çok nadiren iş stratejisine değer katar. Ama onları çok sıkça, bir yaptırıcı kuvvet olarak kullanabilirsiniz ki, şirket ölçülerini ve kısa dönem hedeflerini takip etsin. Bir de momentumu bozup bozmaması gereken şeylerden biri de rakipler. Basında çok ses çıkaran rakipler herhalde bir şirketin momentumunu kötü etkileyen en önemli harici faktör.

İyi bir kural, Rakiplerinizden endişelenmeyin ta ki gerçek ürünler çıkarmaya başlayıncaya kadar.

Basın bültenleri kod yazmaktan daha kolay ve iyi ürün çıkarmaktan da daha kolay. Onun için şirketinizde şunu unutmayın. Kurucu kuralı gibi bir şey, şirket kendini rakip veya basın yüzünden kötü hissetmesin Henry Ford’un çok güzel bir sözü var.

“Korkulacak rakip sizi hiç rahatsız etmeyendir ama işini sürekli olarak iyileştirendir.”

Henry Ford

Ve bunlar asla bol bol basın bülteni basan ve insanları ürküten firmalar değiller. İcranın katmanlarına indik. Diğer bölüm bir gün sonra gelecek. Lütfen bizi Instagram.com/girisimzel adresinden takip etmeyi unutmayınız. Desteklemek için Patreon.com/girisimzel adresine bekleriz.

İyi çalışmalar.

Kaynak: Y Combinator

Ortalama: 5 oy

  • Bu Makale Hakkında Sen Neler Düşünüyorsun?

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    %d blogcu bunu beğendi: