Startup Nasıl Kurulur? Girişimcilik

Startup Nasıl Kurulur? 1. Bölüm

Girişimcilerin merak ettiği bir soru var. Startup nasıl kurulur? Daha çok GÜÇLÜ startup nasıl kurulur? sorusu diyebilirim. Bu daha aydınlatıcı oldu.

Bu konunun karşıma çıkması tesadüfi bir olayı var. Her ne kadar tesadüf denir bilemeyeceğim. Girişimzel olarak Patreon hesabımız var ve ilk patronumuz geçen gün “Öğrenci Girişimci” isimli patronumuz oldu. Ve bana mesaj attı. İlerleyen süreçte bu yazı ortaya çıktı. Hadi şimdi başlayalım.

Girişimci olarak benim bile büyük bir girişim kurma hayalim var. Şu zamana kadar 600’dan fazla girişimim oldu. Zamanla kendimi geliştirdim ancak hala yeni keşfettiğim ve öğrendikçe aydınlandığım bilgiler var. Bu site ile sizlere bu öğrendiklerimi paylaşıyorum.

Öncelikle uzmanlaşmamız gereken 4 alan var.

  1. Fikir
  2. Ürün
  3. Takım
  4. İcra

Bunlar iyi bile olsa yine başarısız olunabilir. Her biri biriyle çarpılıyor.

İyi Fikir * İyi Ürün * İyi Takım * İyi İcra = Başarı

Ama yine de başarısız olma ihtimali var. Unutmayın.

Sadece girişim kurmak için girişim kurmamalısınız. Çünkü bu süreç oldukça sancılı, acı verici ve zordur. Bir şeyler kurmak istiyorsanız önce o konuyla alakalı bir sorunu çözmelisiniz yada o konuya ait büyük bir tutku duymalısınız. Tüm büyük girişimciler bunu yapmıştır. Örneğin Dustin Moskovitz Facebook ve Asana.

Fikir, iyi bir icra, iyi bir fikirden en 10 kat daha önemli ve 100 kat daha zor. Ama bu şunu değiştirmez.

Kötü fikir her zaman kötü fikirdir.

Sizi bir yere götürmez. Her ne kadar pivotlar bile olsa durum budur. Tabii ki istisnalar var. Büyük şirketler pivotla değil iyi fikirle başlıyorlar.

Bir başka konu ise herkesin ısrarla dile getirdiği konu “fikirler önemli değil sadece icra önemli olayı” tamamen yanlıştır. Fikirler önemlidir.
Pazarın büyüklüğü, büyümesi, şirketin büyüme stratejisi, müdafaa stratejisi ve benzeri şeyleri içerir. Yani buruşturup kenara atılmaması gereken şeylerden biridir.

Bir fikri değerlendirirken bu tüm sistemi değerlendirmek gerekiyor. Sadece ürünü değil.

Plan yapın. İşe yaramasa bile plan yapmak çok değerlidir. Ve bir çok girişimde plan yapmak yoktur. Yürü babam hurra mantığı çepeçevre sarmış.

Uzun dönemli düşünmek bir çok şeyde sıkıntılı olduğu gibi girişimlerde de sıkıntılıdır. Dünyayı kontrol edene kadar her şeyi planlamanız gerekmiyor. Ama başlangıç için iyi bir çekirdeğe ihtiyacınız var.

Genç kurucuların düşünmediği bir konu vardır. Bu konu kurduğu işin kopya edilme zorluğudur.

“Ya biri ürünümü kopyalarsa?”

Bu soruları bir zamanlar ben de soruyordum. Açıkçasını çözümünün bu kadar basit olacağını hiç bilmiyordum.

Çözüm “Ürünleriniz kolay kopyalanamamalı. Kopyalamak zor olmalı.”

Bu önemli bir noktadır. Gördüğüm kadarıyla neredeyse herkes sosyal ağ yapmaya çalışıyor. Ben 14 tane sosyal ağ sitesi yaptım. Yapması çok kolay. Ama kimse Boston Dynamics gibi bir şey yapacağım diye kolları sıvamıyor veya SpaceX gibi bir şey yapmak için kolları sıvamıyor. Neden? Çünkü yapması zor. İşte sizin de fikirleriniz böyle kolay kopyalanamayan bir şey olmalı.

Önce fikir gelmeli sonra girişim. Girişiminizi çözmek zorunda olana kadar bekletin. Bununla uğraşırken aynı zamanda bir kaç fikir arasında seçim yapabilme şansınız olur. Aklınızda çok iyi fikir varsa ve çalışmazken, siz üstüne en çok düşündüğünüz fikri hayata geçirin. Bunun nedeni kurucuların “keşke en çok sevdiğim fikirle başlasaydım” gibi sözlerinden dolayıdır.

Bir girişimde o girişimi gerçekleştirirken sıkılmak veya motivasyon kaybetmeyi önlemek için, o fikrin amacının gerçekten önemli bir şey olduğunu bilmek gerekir. Bu şekilde sıkılmadan büyük bir motivasyon içerisinde işleri halledebilirsiniz.

Bu yüzden iyi fikirlerin güçlü amaçları olur, kötü bir fikirle yola devam edemezsiniz.

Fikrinizin güzel olması yeterli değil. Sizin de bu fikre bağlı olmanız önemlidir.

İyi bir girişim kurmak yıllar hatta onlarca yıllar sürer. Yaptığınız işi sevmiyorsanız ve inanmıyorsanız ilerleyen süreçte bu işten bıkarsınız ve bırakırsınız. Amaca inanmadan girişimin acılarına dayanmak mümkün olmayabilir. Bir çok kurucu özellikle öğrenciler, girişimin iki veya üç sene süreceğini sonra da istedikleri şeyde çalışacaklarını düşünüyorlar. Bu neredeyse hiç olmuyor. İyi girişimler genelde 10 sene sürüyor.

Amaç odaklı olmanın 3. üstünlüğü şirketin dışındaki insanlar, size yardım etmeğe daha yatkın oluyorlar. Zor bir proje için, uyduruk bir projeye nazaran, daha fazla yardım alacaksınız. Girişimleri başlatırken, çoğu zaman zor bir girişimi başlatmak kolay bir girişimi başlatmaktan daha kolay. Bu böyle mantığa ters gelen bir şey. İnsanların anlaması uzun süre alıyor. Amaç odaklı olmanın önemi çok fazla, onun için son defa belirtiyorum.

Olağan fikirleri çok az farkla kopyalayanlar, insanları heyecanlandırmıyor ve takımları başarılı olmaya itmiyor.

// Gelecek bölümde fikirleri oluşturmayı yayınlacağım. Lütfen Girişimzel sitemizin bildirimlerini açabilir. Veya Instagram.com/girisimzel yada Twitter.com/girisimzel yada T.me/girisimzel adreslerinden takip edebilirsiniz.

// Devam edelim.

İyi fikirler oluşturmanın en zor kısmı ise iyi fikirlerin en başta kötü gözükmesi. Web Portalinin hiç bir özelliği olmayan 13. arama motoru Çoğu insan arama motoru işinin kapıldığını, ve önemli olmadığını düşündü. Portallarda değer olduğunu düşündüler. 10. sosyal ağ ve parası olmayan üniversite öğrencileri için mi? Bu da kötü. MySpace kazanmıştı ve öğrencileri müşteri olarak kim ister ki veya yabancı birilerinin koltuğunda kalmak? Kulağa çok kötü geliyor. Hepsi kulağa çok kötü geldi ama iyi oldular. Eğer kulağa çok iyi gelselerdi, birçok insan bunun üzerine çalışacaktı.

// 5. Bölümde bir fikrin tekel oluşturabilmesinden bahsedeceğim. Ama büyük bir pazarda hemen tekel olamazsınız. Bunu ilerleyen zamanlarda sizlerle paylaşacağım.

Zaten çok fazla rekabet var. Tekel oluşturabileceğiniz ufak bir pazar bulup oradan hızlıca büyümeniz lazım. Onun için bazı girişimler en başta çok kötü gözükebilir. Şöyle bir şey demek iyi olur: bugün çok ufak bir grup için benim ürünüm olacak. Ama onların hepsi kullanacak. Gelecekte ise, neredeyse herkes ürünümü kullanacak.

Karşınıza çıkacak şey, Kendi inançlarınıza bağlı olmanız lazım ve başkalarının hayırlarını kale almamanız lazım. Bu çok ince bir çizgi. Bir tarafta haklı, diğer tarafta çılgın var. Ama unutmayın ki iyi fikrinizi birçok insan kötü bulacak. Buna sevinmelisiniz. Sizle rekabet etmeyecekleri manasına geliyor. Bu da genel olarak insanlara fikirlerinizi söylemenin neden tehlikesiz olduğunun göstergesi. Gerçekten de iyi fikirlerin çalınası gelmiyor.


Fikrinizin, kötü bir fikir gibi kulağa gelmesi lazım. Ama aslında niye muazzam bir fikir olduğunu bilmeniz lazım. Çılgın gibi algılanmanız ama aslında haklı olmanız lazım. Ve birçok insanın üzerinde çalışmadığı bir fikrinizin olması lazım. Ve en başta kocaman görünmemesi normal. Kurucular arasında rastlanan bir hata, özellikle ilk defa kuranlar arasında, ürünlerinin ve fikirlerinin, ilk versiyonu çok büyük gözükmeli. ama öyle değil. Önce ufak, özel bir pazarı ele geçirmeli ve oradan büyümeli. Birçok büyük girişim böyle başladı. Popüler olmayan ama doğru olanın peşinden gidiyorsunuz. Kulağa kötü gelen ama aslında iyi olan bir fikir.

Bu arada pazarında nasıl değişeceğini düşünün. 10 sene içinde büyük olacak bir pazara ihtiyacınız var. Birçok yatırımcı bugünkü pazar büyüklüğüne takılmış durumdalar, ama pazarın nasıl büyüyeceğini düşünmüyorlar. Bence, sistematik olarak yatırımcıların yaptığı hatalardan birisi girişimin büyümesini düşünüyorlar, pazarın büyümesini düşünmüyorlar. Pazarın büyüme hızı şu anki pazar boyutundan daha önemli. Ve tabii ki herhangi bir sebepten dolayı duracak mı. Bunu düşünmelisiniz.

Küçük ama hızlı büyüyen bir pazardaki girişimi büyük ama yavaş büyüyen bir pazardaki girişime tercih ederim.

– Sam Altman

Bu tür, ufak ama hızlı büyüyen pazarların bir üstünlüğü, genelde müşteriler bir çözüme muhtaç durumdalar. Onun için muazzam olmayan ama hızla büyüyen bir ürünü kullanırlar. Ve öğrenci olmanın büyük bir üstünlüğü, iki tane var, hangi pazarların daha hızlı büyüyeceğini sizden daha yaşlı olanlara göre daha iyi tahmin edebilmeniz. Öğrencilerin anlamadığı bir nokta da, veya anlaşılması biraz vakit alan, oluşmak istemeyen bir pazarı oluşturamazsınız. Bir girişimde pazar hariç her şeyi değiştirebilirsiniz. Onun için birazcık düşünüp, peşinden koştuğunuz pazarın büyüyeceğini ve orada olacağını görün.

Doğru pazarlar hakkında birçok şekilde konuşabiliriz Mesela, başkasının dalgasından yararlanmayı bir asansöre binmeyi ve bir hareketin parçası olmayı. Ne olursa olsun, bunların hepsinin manası pazar hızlıca büyüyecektir. Bugün ufak gözükebilir. Ufak da olabilir.

Ama siz biliyorsunuz ama başkaları bilmiyor.

Çok hızlı büyüyecek. Bugün bunun dünyada nerede olduğunu düşünün. Bir girişimin başarılı olması için böyle bir kuyruk rüzgarı lazım. Heyecanlandırıcı şey ise şimdi hiç olmadığı kadar kuyruk rüzgarı var.

Yazılım dünyayı yiyor. Her tarafta. Bir sürü muazzam fikirler var ve bunlardan inandığınız birini seçin ve devam edin.

– Mark Andreessen

Bunun başka bir şekli ise, yine aynı fikri veren, Sequoia‘nın meşhur sorusu. “Niye şimdi? Niye şimdi bu girişimi başlatmak için kusursuz bir zaman? Niye iki yıl önce yapılamazdı? Niye iki sene sonra çok geç olacak?” Bize çalıştığımız en başarılı girişimlerin hepsinin iyi bir fikri ve bu soruya iyi bir cevabı vardı. Ve iyi bir cevabınız yoksa, en azından şüphe ile bakmalısınız. Genel olarak, kendinizin ihtiyacı olan bir şeyi yapmanız en iyisi. Bir müşterinin ihtiyaçlarını anlamaya çalışmak yerine kendiniz için yapmanız daha iyi. Eğer kendiniz bilmiyorsa ve başkasının ihtiyacı olan bir şeyi yapıyorsanız, çok büyük dezavantajlı durumdasınız, ve müşterilerinize çok yakın olun. Mümkünse onların ofisinde çalışın. Olmazsa, günde birkaç defa onlarla konuşun.

Girişim fikirlerinde ters mantık gibi gözüken bir nokta ise,

Fikirlerin anlatılmasının ve anlaşılmasının çok kolay olması.

Eğer fikrinizi anlatmanız birkaç cümleden daha fazla ise genelde çok karışık olduğunun bir işareti. Anlatması kolay olmalı, çok az kelime kullanarak. (Örneğin Girişimzel nedir? Girişimcilik dizini. 2 kelimede bitti.) Ve en iyi fikirler genelde ya olağan şirketlerden bir nokta ile çok farklıdır Mesela. Google’nin çok iyi çalışan bir arama motoru olması ve yanında portal gibi başka bir şey olmaması gibi ya da yepyeni SpaceX gibi. Herhangi bir firmanın kopyası olmaya çalışan ve çok az farklılığı olan veya uydurma farklılığı olan, güzel tasarım için x olacağız, veya kırmızı şarabı tercih edenler için y olacağız gibi. Bu genelde batar.

Öğrenci olmanın en önemli üstünlüklerinden biri yeni teknolojileri çok iyi görebilmeniz. İyi fikir oluşturmak vakit alıyor. Onun için şimdiden başlayın. Bunu da bolca duyuyoruz, keşke, öğrenciyken daha fazla bir şeyler yapsaydık. Diğer önemli nokta ise muhtemel ortakla buluşmanız. Şu anki ortamınız ileride beraber şirket başlatabileceğiniz insanlarla tanışmak için çok iyi bir ortam.

Öğrenciler dahil neredeyse kimse pazarı düşünmüyor. Y Combinator başvurularında bile büyük çoğunluğu insan bunu yapmıyormuş.

İyi ürün konusunda baya geniş bir tanım yapalım.

İyi bir şirket kurmak için, önce iyi bir fikri iyi bir ürüne çevirmeniz lazım. Bu gerçekten de zor ama çok önemli ve oldukça zevkli. Yeni ürünler hep taze bir nefes gibi olsalar da, ne yapmanız gerektiği konusunda tavsiye vermek oldukça zor. Benzer durumlar çok olduğu için nasıl yapmanız gerektiği konusunda ise birçok tavsiye verebiliriz.

Bir kurucunun en önemli görevlerinden biri şirketin iyi ürün yaptığından emin olmasıdır. İyi bir ürün çıkarana kadar, başka hiçbir şey önemli değil.

Başarılı girişimciler ilk günlerini anlatırken hep söylüyorlar. Bilgisayar başında ürün ile uğraşıyorlar ya da müşterileri ile konuşuyorlar Aşağı yukarı hep böyle. Başka bir şey yapmıyorlar, ve sizin zamanınız farklı bir şekilde ayrılıyorsa bundan şüphelenin.

Kurucuların çözmeye çalıştığı diğer sorunlar, sermaya bulmak basının ilgisini toplamak, işe almak iş geliştirme, vesaire. Eğer iyi ürününüz varsa kolaylaşıyorlar.

Onun için önce iyi ürün.

  1. ADIM
    Kullanıcıların sevdiği bir şey yap. YC’de kuruculara ürünlerinde çalışmayı, kullanıcılarıyla konuşmayı, spor yapmayı, yemeği ve uyumalarını söylüyoruz. Bütün diğer noktalar, basın toplantıları, işe alma ilanları, iş ortaklıkları, bunları kale almayın ve iyi bir ürün yapın. Ve müşterilerinizle konuşarak iyi bir noktaya getirin. Sizin işiniz kullanıcıların sevdiği bir şeyi yapmak. Bunu ilk yapmadan başarılı olan şirket çok az. Kağıt üzerinde güzel görünen bir çok firma batıyor çünkü insanların sevdiği bir şeyi yapmıyorlar. İnsanların az istediği bir şeyi yapmakta, başarısız olmanın bir yolu hem de anlamadan.

YC’de sürekli söylediğimiz şey ufak numaralara ulaşın. Çok az insanın sevdiği bir şeyi yapmak birçok insanın hoşlandığı bir şeyi yapmaktan daha iyidir. Tabi ki en iyisi az insanın sevdiği bir şeyi yapmak. Tabi bunu 1. versiyonda yapmak için gereken fırsatlar az ve genelde girişimlerin erişiminde değiller. Pratikte, ya griyi ya da turuncuyu seçiyorsunuz. Birçok insanın hoşlandığı bir şeyi ya da çok az kullanıcının, çok sevdiği bir şey. Ve bu çok önemli bir tavsiye. Az kullanıcın sevdiği bir şeyi yapın. Az insanın çok sevdiği bir şeyden çok insanın çok sevdiği bir şeye geçmek daha kolay. Sonra da birçok insanın beğendiği bir şeyden birçok insanın sevdiği bir şeye geçebilirseniz. O zaman, bir çok şeyi yanlış yapabilirsiniz. Bunu yapamazsınız, diğer her şeyi doğru yapın, yine batarsınız. Bir girişimde başlayınca, çalışana kadar bunu yapacaksınız.


Bunun işe yaradığını bilmenin bir yolu ise büyümeniz ağızdan ağza olacak.

İnsanların sevdiği bir şey yaparsanız insanlar arkadaşlarına söyleyecekler. Bu hem tüketici ürünleri hem de şirket ürünleri için geçerli. Gerçekten de insanları bir şeyi severlerse, arkadaşlarına söylerler ve organik büyüme görürsünüz.

Eğer kendi kendinize, “büyümüyorum çünkü önemli bir ortaklık ile büyüyeceksiniz” gibi bahaneler üretiyorsanız, bunlar önemli bir sorunun işaretidir.

Ürün kendini sattırmalı.

Satış ve pazarlama gerçektende çok önemliler ve bunlar hakkında iki tane sınıfımız olacak. Ama eğer en başta organik olarak büyümüyorsa, o zaman ürününüz yeteri kadar iyi değil. İyi bir ürün, uzun dönem büyümenin anahtarıdır. Her şeyden önce, bunu doğru yapmalısınız.

İyi bir ürün yapmayı geciktirmek işleri kolaylaştırmıyor. Bazı insanların çok sevdiği bir ürün yapmadan büyüme motoru yaparsanız, zamanınız çok büyük ihtimalle çöpe gidecek. Muazzam büyüyen şirketlerin her zaman ağızdan ağza ile büyüyen muazzam ürünleri var. Uzun dönemde iyi ürün kazanır. Rakiplerinizin çok para toplamasından veya gelecekte ne yapacaklarından çekinmeyin. Muhtemelen çok iyi değillerdir.


Çok az girişim rekabetten dolayı ölür. Çoğunun ölüm sebebi kullanıcıların sevdikleri bir şey yapamamasıdır. Zamanlarını başka noktalara harcarlar. Onun için en çok bundan endişe edin.

Başka bir tavsiye ise başkalarının seveceği basit bir şey yapın. Basit bir şeyiniz varsa iyi bir ürün yapmak çok daha kolay. Planların çok daha karmaşıksa, umarım öyledirler, her zaman ufak sorunlarla başlayıp en ufak sorunu çözebilirsiniz. İyi ürün yapmak zordur. Onun için ufak ile başlamak daha iyidir. Çok başarılı birçok firmayı düşünün ve nasıl başladıklarını. Onların çok sevdiğiniz ürünlerini düşünün. Genelde kullanması çok basit ve kurması da çok basit. Facebook’un ilk versiyonu komik olacak kadar basitti Google’ın ilk versiyonu çirkin bir internet sitesi ve iki düğmeden oluşuyordu. En iyi sonuçları getiren ve kullanıcıların sevdiğiydi. iPhone kendinden önce gelen telefonlardan kullanması çok daha kolaydı. insanların sevdiği ilk telefondu.

Basitin iyi olmasının diğer sebebi, sizi bir şeyi çok iyi yapmaya zorlaması. Ve insanların sevdiği bir şeyi yapmanız lazım. Başarılı kurucuların konuşmalarında ürünleri hakkında kulağa hep “fanatik” kelimesi geliyor. Kurucular ürünün en ince ayrıntılarını doğru yapmak için fanatikler. Ürünün açıklaması konusunda da fanatikler, müşteri ilişkilerinde de fanatikler. YC’nin başarılı olan kurucuların bir göstergesi, kurucuların kurdukları alarm sistemi ile gece yarısı bir e-posta gelse bile cevap veriliyor. 1 saat içinde. Şirketler bunu ilk günlerinde yapıyorlar. Ürünler kötü olunca bu kurucular fiziksel acı hissediyorlar. Kalkıp sorunu çözmek istiyorlar. Kötü ürün yollamıyorlar. Yollarlarsa hızlıca tamir ediyorlar. İyi bir ürün yapmak için biraz fanatiklik lazım. Geri bildirim için kullanıcıların yardımına ihtiyacınız var. Ama bunları manuel yapacaksınız. Bunları elle alacaksınız. İlk günlerde Google Ads alıp kullanıcı getirmeyin. O kadar fazlasına gerek yok. Size sadece her gün geri bildirim yapacak ve ürünlerinizi sevecekler lazım.

Google Adwords kullanmak yerine, dünyada iyi kullanıcı olabilecek birilerini bulun el ile bulun.

Pinterest‘in bir şaka olduğu düşünüldüğü zaman, Ben Silverman ilk kullanıcıları kahve dükkanlarından buldu. Gerçekten de.. Palo Alto‘da mağazalara girdi ve “lütfen ürünümü kullanın” dedi. Palo Alto’daki Apple mağazasına girip buradaki bütün tarayıcıların ana sayfalarını Pinterest yapıyordu, tabi yakalanmadan ve atılmadan evvel. Sonra tabii ki, insanlar içeri girdiler ve “bu ne böyle” dediler.

Bu ölçeklenemeyen bir şeye örnek. Kullanıcıları elle getirin ve unutmayın ki amaç sizi seven ufak bir grup. O grubu iyice anlayın, iyice içlerine girin, dinleyin ve onların geri bildirimlerine bakın. Ürünü sadece kendiniz için bile yapıyorsanız, yine dışarıdaki kullanıcıları dinleyin.

Para verecekleri bir ürünü nasıl yapacağınızı söyleyecekler.

Sizi sevmeleri için elinizden geleni yapın, çünkü bundan sonraki kullanıcılar sizin destekçiniz olacaklar. Nihayetinde öyle bir motor yapın ki kullanıcılardan geri bildirim alsın, ürünü geliştirsin ve kullanıcın önüne koysun ve bunu tekrarlasın. “Onların neyi sevdiklerini, neleri sevmediklerini sorun ve kullanırlarken seyredin.

Ne İçin Para Vereceklerini Sorun

Şirketiniz batsa gerçekten üzülüp üzülmeyeceklerini sorun. Arkadaşlarını ürünü önermeleri için ne gerektiğini sorun. Şimdi ye kadar birilerine önermişler mi diye sorun.” Bu geri bildirim döngüsünü kısa tutun.

En azından plan belli ve zamanla iyi bir ürünü elde edeceksiniz. İyi kurucular kendileri ile kullanıcıları arasına kimseyi koymazlar. Bu şirketlerin kurucuları ilk günlerinde pazarlama, satış müşteri hizmetlerini kendileri yaparlar. Bu döngüyü kültür içine yerleştirmek önemli. Özellikle, Stanford girişimlerinde hemen satış ve müşteri hizmetleri için hemen birilerini işe alma hatasını görüyoruz. Bunu kendiniz yapmanız lazım. Tek yol bu. Gerçekten de rakamlara bakarak kendinizi dürüst tutmanız lazım. Şu doğrudur ki, şirket başındaki CEO neyi ölçerse, şirket onu yapar. Eğer bir internet hizmeti yapıyorsanız, toplam kayıt olma gibi şeyleri unutun. Hakkında konuşmayın. Şirkette kimsenin hakkında konuşmasına izin vermeyin. Onun yerine aktif kullanıcılardaki büyüme, aktiflik seviyelerine, kümeleri tutmaya, gelire, önerme puanlarına bakın. Önemli olan bunlar. Ve bunlar doğru yöne gidiyor mu diye kendinize doğrusu söyleyin.

Girişimler Büyüyerek Yaşarlar

İyi bir ürünün iyi bir göstergesi. Böylece iyi bir ürün yapmanın üzerinden geçmiş oluyoruz. Tekrar belirtmek istiyorum, eğer bunu doğru yapmazsanız, bu derste konuşacağımız diğer hiç bir şey işe yaramaz. Bu çalışana kadar diğer her şeyi kale almayabilirsiniz. Olumlu yönden ise, bu bir girişim kurmanın en zevkli yönlerinden biri.

Startup Nasıl Kurulur? 2. Bölüm

Henüz yayınlanmadı. Yayınlanınca Instagram, Twitter, Telegram yada sitemizdeki bildirimlerden paylaşıyoruz. Dilerseniz bu seçeneklerden birini seçebilir ve siz de yeni bölümde hunharca girişiminizi geliştirebilirsiniz.

Bir şey rica edebilir miyim? Bu yazıyı tweetler misiniz? Teşekkür ederim. 🙂

Kaynak: Y Combinator

Ortalama: 5 oy

  • Bu Makale Hakkında Sen Neler Düşünüyorsun?

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    “Startup Nasıl Kurulur? 1. Bölüm” Yazısına 2 tane yorum var.

    %d blogcu bunu beğendi: